İdeal Koca, küçük bir sahil köyünde yaşayan ve çevresindeki insanların alaylarına maruz kalan yalnız bir balıkçı kadının, kendisine hasırdan bir koca yaptırmasıyla değişen hayatını konu ediyor. İnsanların birbirlerini toplumsal konumlarına ve evliliklerine göre değerlendirdiği tutucu bir köyde yaşayan kadın, geçimini balıkçılıkla sağlar. Günlerini çalışarak geçirse de bağımsız yaşam tarzı, görünüşü ve mesleğinden kaynaklanan balık kokusu nedeniyle köylülerin küçümseyici tavırlarına maruz kalır. Evli olmaması da onu çevresindeki insanların gözünde dışlanması gereken birine dönüştürür.
Yıllardır yalnız yaşamaya alışan kadın, köy halkının sürekli kendisiyle alay etmesinden ve hayatına müdahale etmesinden yorulur. Çevresindeki insanların evlilik konusunda dayattığı kuralları benimsemek istemese de sevilme ve hayatını biriyle paylaşma arzusundan vazgeçmez. Ancak köydeki erkeklerin davranışları ve kadınlara yönelik beklentileri, onun hayal ettiği ilişkiyle örtüşmez. Kendi hayatını değiştirmek isteyen kadın, sonunda hiç kimsenin aklına gelmeyecek kadar sıra dışı bir karar verir.
Köyün yakınlarında yaşayan ve hasırdan çeşitli eşyalar yapan bir sepet ustasına başvurarak kendisine bir koca hazırlamasını ister. Ustanın bu alışılmadık talebi kabul etmesiyle kadının hayatında beklenmedik bir gelişme yaşanır. Hasırdan örülen adam, yalnızca insan görünümüne sahip bir nesne olarak kalmaz; canlanarak gerçek bir eşe dönüşür. Kadının karşısına çıkan bu gizemli adam, görünüşü kadar kişiliğiyle de onu şaşırtır.
Hasırdan yapılan koca, eşine gösterdiği sevgi, ilgi ve anlayışla köydeki diğer erkeklerden ayrılır. Kadının düşüncelerini önemser, ihtiyaçlarına dikkat eder ve onunla eşit bir ilişki kurmaya çalışır. Hayatı boyunca dışlanan balıkçı kadın, ilk kez kendisini olduğu gibi kabul eden biriyle karşılaşır. İkili arasında gelişen yakınlık, zamanla tutkulu ve sıra dışı bir aşk hikayesine dönüşür. Kadın, daha önce hiç deneyimlemediği mutluluğu yaşarken kendisine dayatılan yaşam biçiminin dışında da sevgi dolu bir birliktelik kurulabileceğini keşfeder.
Ancak bu beklenmedik evlilik, köy halkının tepkisini çekmekte gecikmez. Başlangıçta hasırdan yapılmış bir adamla evlenilmesini gülünç bulan komşular, çiftin mutlu birlikteliğine tanık oldukça farklı duygular yaşamaya başlar. Özellikle kendi evliliklerinde mutsuz olan kadınlar, hasır kocanın eşine gösterdiği ilgiyi ve saygıyı gördükçe hayatlarını sorgular. Köyün erkekleri ise bu alışılmadık adamın varlığından giderek daha fazla rahatsız olur.
Çiftin mutluluğu, kısa sürede köyde kıskançlığın, dedikoduların ve tartışmaların merkezine yerleşir. Geleneksel evlilik anlayışına meydan okuyan bu ilişki, köylülerin yıllardır sorgulamadan benimsediği kuralları sarsar. Bir zamanlar herkesin küçümsediği balıkçı kadın, artık çevresindeki insanların merakla ve kıskançlıkla izlediği bir hayat sürer. Ancak artan tepkiler, onun yeni kurduğu dünyayı korumasını giderek zorlaştırır.
Kadın ve hasırdan kocası, birbirlerine duydukları sevgiyi sürdürmeye çalışırken çevrelerindeki insanların beklentileri ve önyargılarıyla mücadele eder. İlişkilerinin yarattığı değişim yalnızca kendi hayatlarını değil, köydeki diğer evlilikleri ve insanlar arasındaki dengeleri de etkiler. Böylece alışılmadık bir eş arayışıyla başlayan hikaye, aşkın, evliliğin ve mutluluğun ne anlama geldiğini sorgulayan bir mücadeleye dönüşür.
Fantastik bir aşk hikayesini kara mizah ve toplumsal eleştiriyle birleştiren İdeal Koca, geleneksel evlilik anlayışını, kadınlara yönelik beklentileri ve insanların farklı olana karşı geliştirdiği önyargıları ele alıyor. Olivia Colman ve Alexander Skarsgård'ın başrollerini paylaştığı film, gerçek sevginin dış görünüşten ve toplumsal kurallardan bağımsız olup olamayacağını sıra dışı bir masal aracılığıyla sorguluyor.